
“PARALEL DEVLET” MASALI!
06 Subat 2014 02:45:49
Devletin,Marksist literatürdeki tanımı özetle şöyledir:
“Devlet,egemen sınıfların halk üzerindeki baskı aracıdır.”
Devleti,bir bütün olarak,egemen güçlerin siyasal iktidarı yönetir.
Kurama göre,devletin bu niteliğinin değişmesi için,siyasal iktidarın emekçilerin eline geçmesi gerekir.Devlet,emekçi iktidarı tarafından yeniden yapılandırılır;bu kez eski egemen güçlerin üzerindeki bir baskı aygıtına dönüşür.
Sınıfsal egemenlik ve devlet kavramları tepetaklak olur bu şekilde.
Buna toplumsal devrim deniliyor.
Başbakan Erdoğan,durmaksızın bir “paralel devlet”ten sözediyor.Yani devlet içindeki devletten!..Başbakan bu ikisi arasında hiçbir bağ olmadığını,paralel devletin AKP iktidarını yıkmayı çalıştığını söylüyor.
Başbakanın bu savının bilimsel bir temeli yoktur.Çünkü devlet,evet,siyasal iktidardan “bağımsız” bir organizasyonudur ama,son analizde,siyasal iktidar tarafından yönetilir.Erk’lerin ayrılığı ilkesi bir yutturmacadır.Paralel bir devletten ya da devlet içindeki bir devletten sözetmek gerekirse,bu durumu yaratan,devleti bir bütün olarak yöneten siyasal iktidarın kendi içindeki çatlamadır.
Devletteki çatlama siyasal iktidarda değil siyasal iktidardaki çatlama devlette izdüşümünü bulur.Buradan kalkarak “paralel devlet”in gerçekte,AKP’deki çatlamanın devlet aygıtındaki yansısı olduğu söylenebilir.
Doğru olan da budur.AKP ta baştan beri,cemaatle iç-içeydi.Birlikte iktidar olmuşlardı.Her ikisinin de sınıfsal temelini tutucu Anadolu ticaret burjuvazi oluşturuyordu.Aralarında ideolojik bir ayrım yoktu.Paralel değil,iç-içeydiler.Devlet aygıtının yönetimini “hakça” parsellemişlerdi. Aralarındaki çelişki zıt çelişki değil,yöndeş çelişkiydi.
AKP’nin çatlamasına bünyevi iktidar kavgası yol açmıştır.Bu,dolaylı olarak iktidarın nimetlerinin paylaşımı kavgasıdır da.
İktidar kavgasını,Gülen’in,dinci iktidarın iyice pekişmesinden sonra Türkiye’ye bir “ruhani lider” olarak dönme ütopyası ile,Erdoğan’ın tüm gücü Başkanlık sistemiyle elinde toplama hırsı başlatmıştır.
Gülen’in,ABD’nin de desteklemesiyle Erdoğan’ı tasfiye operasyonunu izleyen olaylar,tarafları hasım haline getirirken;beddualar,Haşhaşi ve sahte peygamber turnikesinden geçip iki tarafın da imajlarının paramparça olmasına yol açmıştır.
Gizemli kişiliği deşifre olan Gülen,artık eski Gülen değildir,olmayacaktır.
Karizması fena halde çizilen Erdoğan da!..
Yakıcı soru şu:
Birlikte giderler mi?
YoksaÂ…
Bu sorunun yanıtını 30 Mart’ta alacağız.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletiÅŸim
Müftü Mahallesi AteÅŸ Ahmet Sokak CerrahoÄŸlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.EreÄŸli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Åžikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








